Hipospadias Hipospadyas
Hipospadyas, idrar deliğinin penis ucu yerine ön yüzünde
başka bir noktada bulunmasıyla karakterize doğuştan olan yapısal bozukluktur.
Üçyüz canlı erkek doğumdan birinde görülebilir. İdrar deliği penis ucundan
uzaklaştıkça bozukluğun ağırlık derecesi artar, buna karşılık görülme olasılığı
azalır. En sık görülen şekli penis ucuna yakın tipte (glanüler) olanı, en
az görüleni ise perineal tipte olanıdır.
Hipospadias
görülen hastaların çoğunluğunda "chordee" denilen mevcut idrar deliği ile
penis ucu arasında uzanan bant bulunur. Bu bant ereksiyon sırasında penisin
öne doğru kıvrılmasına neden olur.
Bu oluşum ameliyat sırasında çıkarılır. Tüm hastaların ayrıca mevcut olabilecek
diğer organ anomalileri yönünden sistemik olarak araştırılması ve intravenöz
pyelogram yapılması gerekir. Hipospadias ile birlikte inmemiş testis, böbrek
anormallikleri, fıtıklar ve diğer doğuştan anomaliler bulunabilir.
Hipospadias bulunan hastada penis yapısında da farklılık mevcuttur. Uretra
ve korpus spongiosum oluşmamıştır. Chordee denilen bant glansı öne doğru
kıvırarak şeklinde bozulma yaratır. Daha çok spatül şeklinde ve daha yassı
görünümdedir. Sünnet derisi ön tarafta eksiktir.
Tedavi
Ameliyat için penisin yeterli büyüklüğe ulaşması beklenir. Bu süre cerrah
tarafından belirlenir. Ancak cerrahın bu konuda tecrübeli olması önerilir.
Çünkü hatalı ameliyatların düzeltilmesi ilk ameliyattan çok daha zordur.
Öncelikle hipospadias bulunan çocukların sünnet ettirilmemesi tavsiye edilir.
Sünnet derisi ameliyat sırasında yeni idrar kanalının oluşturulmasında ya
da penis ön tarafının kapatılmasında kullanılacak yedek deri kaynağını oluşturacaktır.
Genellikle ameliyatın çocuk okula başlamadan önce yapılması tercih edilir.
Ameliyat için bir çok teknik mevcut olup cerrahın tercihine bağlı olacaktır.
Üstteki resimlerde penil tipte hipospadias tedavisinde uyguladığımız metod
şematize edilmiştir. İdrar deliğinin etrafından aşağı doğru uzanan deri
adası diseke edildikten sonra delik içeride kalacak şekilde deri sadece
üstte açıklığı olan bir tüp haline getirilir. Glans üzerinde sapı yukarıda
olan dil şeklinde bir kısım kaldırılır. Üstteki deri parçası ile alttaki
tüp arasında glans penis kenarında bir köprü bırakılır. Yeni oluşturulan
tüp bu köprünün altından geçirilir. Bu tüp üst ucu, glans penis üzerinde
kaldırılan dil şeklindeki kısıma ağızlaştırılır.
Ameliyat sonunda onarılan idrar tübünün korunması ve doku içine idrar sızmasını
önlemek amacıyla içinde idrar sondası birkaç gün süreyle bırakılır. Ameliyat
sonrasında glans üzerinde bir miktar şişlik ve ödem oluşabilir. Komplikasyon
olarak en sık oluşan, değişen oranlarda görülen fistüllerdir. Fistül, ameliyat
bölgesinde idrar tübünün herhangi bir noktasında oluşan deliktir. İdrar
yapılırken penisin hem ucundan hem de fistülden idrar çıkar. Bu durumda
uygun bir zaman, örneğin 6 ay geçtikten sonra fistülün kapatılması için
tekrar ameliyat gerekecektir. Bu süre ameliyat bölgesindeki dokuların yumuşaması
için gereklidir.
Diğer bir komplikasyon ise idrar tübünün en uç noktasında darlık (stenoz)
oluşmasıdır. Bizim uyguladığımız modifiye yöntemde glans ucunda hazırlanan
dil şeklindeki deri parçası bu darlığı yüksek oranda önlemektedir.Ameliyat
sonrası devrede istemdışı olabilecek ereksiyonlar sorun yaratmakta, dikişlerin
açılabilmesine neden olmaktadır. Erkesiyonun daha az oluşabildiği 1.5-2
yaşlarında ameliyat uygulanması bu nedenle daha çok tercih edilmektedir.
Ameliyat edilen çocuğun yaşı daha büyükse diazepam verilerek sedasyon sağlanmaya
çalışılır.