Baş boyun kanserleri
Deri kanseri gözle görülebilen bölgelerde ortaya çıktığından
genellikle erken devrede tanı konabilmekte ve tedavide başarı oranı bu nedenle
yüksek olmaktadır. Yüzünüzde, ellerinizde ya da vücudunuzda bir aydan daha
fazla süre iyileşmeyen kapanmayan yara, fark ederseniz zaman geçirmeden
doktorunuza başvurunuz. Şüpheli yaralardan ufak bir parça alınarak yapılacak
olan patolojik inceleme ile yaranın kanser olup olmadığı belirlenecektir.
Ayrıca bu yolla ne tip bir yara ise buna göre uygun tedaviye karar verilecektir.
Dudak, yüzün alt bölümü veya kulak kepçesi derisinde iyileşmeyen
bir yara fark ederseniz şüphelenmeniz gerekir. Deri kanserleri arasında
klinik olarak en az zararlı olanı "bazal hücreli" olan tiptir. Genellikle
seneler sürebilen yavaş bir gelişim gösterir. Krater şeklinde ortası çukur
bir yara etrafa doğru yavaş yavaş genişler. Daha hızlı olarak aylar içinde
gelişen deri kanseri ise "yassı hücreli" tiptir. Klinik olarak daha kötü
huylu olup yine zamanında ve çok yayılmadan teşhis konduğunda tamamen tedavisi
mümkündür. Daha da kötü prognoza sahip olan kanser olan "Malign melanom"
hastalığında, deride daha önce mevcut olan veya sonradan çıkan bir leke
(ben) koyu siyah veya koyu mor renk değişikliğine neden olur; bazen de ortadaki
bir lekenin etrafında daha küçük lekeler görülür. Bunun dışında leke üzerinde
kanama veya renk değişmesi olabilir.
Baş veya boyun
derisinde özellikle büyüklüğü artan siyah veya koyu mor renkli bir leke
fark ederseniz muayene olmanız gerekir. Önceden mevcut olan bir nevüste
(ben) huy değişimi, renk değişimi, çapında hızlı artış, üzerinde kanama,
kabuklanma, tüylenme veya tüylerin dökülmesi, etrafında uydu yeni lezyonların
oluşması durumunda mutlaka doktora başvurunuz. Deri kanserleri genellikle
güneş ışınlarının vücuda dik açıyla geldiği bölgelerde ve güneş ışınına
uzun süre ve sürekli maruz kalanlarda daha çok görülür ve bu etki yıllar
içinde birikim gösterir ve olasılık giderek artar (bazal hücreli ve yassı
hücreli tipler).
Malign melanoma ise çoğunlukla güneşten uzak kapalı odada uzun süreli çalışıp
daha sonra birden örneğin yaz tatilinde kısa süreli fakat çok şiddetli güneş
ışınına maruz kalanlarda görülebilir. Atmosferdeki ozon tabakasının günümüzde
kullanılan bazı maddelerin oluşturduğu çevre kirliliğine bağlı olarak tahrip
olması sonucunda güneş ışınlarının zararlı etkisi giderek artmaktadır. Bu
nedenle güneş ışınlarından korunmak, özellikle bu etkinin çok arttığı saatlerde
güneşe çıkmamak (saat 10-16 arası) ya da güneş ışınından koruyucu kremler
kullanılması, geniş gölgelikli şapkalar giyilmesi önerilmektedir. Deri yüzeyinde
oluşabilecek yaraların erken devrede tedavisi çok daha kolay ve başarı oranı
daha yüksektir.
Deri kanserlerinin sık görüldüğü bir bölge de alt dudaktır. Özellikle
erkeklerde daha sık görülmekte ve zaman kaybedildiğinde yara genişlemekte
tüm dudağı tutabilmekte, hatta buradan boyun bezelerine (lenf bezi) ve diğer
organlara (akciğer, kemik) yayılabilmektedir. Yine erken devrede tanı konduğunda
tamamen tedavisi mümkündür. Deri kanserlerinde birinci tedavi seçeneği cerrahi
tedavi yani kanserli kısmın yeteri kadar dışından çıkarılması ve oluşan
doku eksikliğinin hastanın başka bölgesinden aktarılan kendi dokuları ile
onarılmasıdır. Kanser cerrahisinde birinci amaç tüm kanserli kısımların
çıkarılmasıdır. Eğer cerrahi olarak çıkarılabilmesi mümkün olmayacak kadar
genişlemiş ya da kontrol edilemeyecek şekilde diğer bölgelere ya da organlara
yayılım olmuşsa radyoterapi (ışın tedavisi) ve kemoterapi (ilaç tedavisi)
gibi diğer yöntemlere başvurulur.